Kahve Çeşitleri ve Faydaları

 

Tarihte ilk kahvenin Afrikanın doğusunda yer alan Etiyopyanın KAFFA bölgesinde bir çoban tarafından keşfedildiği düşünülmektedir. Çoban keçilerini otlatmaya götürdükten sonra evine döner flüt çalarak keçileri geri çağırırmış. Bir gün keçiler eve dönmemiş ve keçileri aramaya gitmiş. Keçileri bulduğunda keçilerin mutlu ve enerjik bir şekilde hoplayıp zıpladıklarını görmüş. Bunun neden kaynaklı olabileceğini araştırmış ve ağızlarında kırmızı kahve çekirdeklerini bulmuş ve kendisi de denemeye karar vermiş. Hikayenin kalan kısmı ile ilgili bir bilgi yok ancak tahminimizce yenilemeyecek kadar sert olan bu çekirdeklerin çoban tarafından ya da takip eden nesli tarafından bir şekilde kaynatılarak suyunun içilmesiyle faydalı özelliklerinin keşfedildiğine inanıyoruz. Kahve günümüzde bütün dünyada en fazla ticareti yapılan bir içecektir. Brezilya kahve üretiminde dünya birincisidir. Onu Vietnam ve Kolombiya ülkeleri takip eder. Doğada pek çok yetişen türü olmasına rağmen yalnızca Arabica ve Robusta adındaki türlerin tarımı yapılmaktadır. Arabica kahvelerin şampanyası olarak tanımlanır, oldukça yumuşak, aromatik ve derin bir lezzeti vardır. Deniz seviyesinden 1800 ile 2000 metre arasındaki yüksekliklerde yetiştirilmektedir. Oldukça hassas bir bitki olduğu için iklim koşulları uygun ender ülkelerde yetiştirilebilmektedir. En fazla ticareti yapılan kahve çekirdeğidir. Robusta kahve ise dayanıklı bir bitki olduğu için daha fazla ülkede yetiştirilebilmektedir. Kafein bitkinin kendini zararlı haşerelerden koruyabilmesi için salgıladığı bir maddedir. 1200 metrenin altında yetişen kahve çekirdeklerinde yüksek miktarda kafein olurken 1200 metre üzerinde zararlı böcekler yaşayamadığından kafein oranı oldukça düşüktür. Organik kahve çiftliklerinde sürüngenler için kahve alanının etrafına dikilen çeşitli otlarla sürüngenlerin ve diğer zarar verici canlıların kahve ağaçlarına ulaşması engellenmiştir. Kahve, beyaz ve kokulu çiçeklerle sahip, kirazı andıran kırmızı meyvesinin içinde iki çekirdek bulunan, dikildikten yaklaşık 3 yıl sonra meyve vermeye başlayan ve 30-40 yıl boyunca aralıksız meyve veren bir ağaç türüdür. Doğal haline bırakıldığında 8-10 metreye kadar uzayan ağaç, meyvelerin kolay toplanabilmesi için sürekli budanarak 4-5 metre uzunluğunda bir çalı boyutunda tutulur. Kahvenin defne yaprağına benzer derimsi ve kenarları dalgalı kışın dökülmeyen koyu, parlak ve sivri uçlu yaprakları vardır. Arabica ve robusta kahve çekirdeklerinden mocha(moka), latte, black coffee, cappucino, white coffee, cream coffee, üçü birarada, classic coffee gibi kahve çeşitleri türetilmiştir. DXN Kahve çeşitleri bu kahve türlerinin lingzhi ganoderma (kırmızı reishi mantarı), lions mane (aslan yelesi mantarı), cordyceps (kordisep) gibi güçlü süper gıdalarla harmanlanması ile oluşturulmuştur.

 

KAHVENİN FAYDALARI NELERDİR?

KALP

Kahvenin en çok kalp üzerine etkileri araştırılmıştır. Kahve içenler içmeyenlere göre kalp hastalıklarına daha az yakalanmaktadır. Kahve içeriğindeki flavonoidler çok kuvvetli bir antioksidan türü olup vücut içerisindeki toksin ve serbest radikallere karşı savaşır.

Bu flavonoidlerin aynı zamanda kötü kolestrol olarak bilinen LDL seviyelerini düşürerek kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azalttığı düşünülmektedir.

KİLO KONTROLÜ

Kahve farkedilen bir seviyede metabolizmayı hızlandırır. Metabolizmanın hızlanması sonucu daha fazla kalori harcanarak yağların yakılma işlemi gerçekleşir. Spor yapmadan önce içilen kahve spordan alınacak verimin maksimum düzeye çıkmasına katkı sağlar.

DEPRESYON

Kahvenin beyin fonksiyonlarının iyileştirilmesi üzerine etkisi ruhsal sağlığa da olumlu açıdan tesir etmektedir. Yapılan klinik çalışmlarda kahve içen kişilerin ruhsal sağlıklarının daha iyi olduğu sonucuna varılmıştır. Günde bir fincan kahve içmenin depresyon riskini %8 azalttığına dair çalışmalar mevcuttur.

PERFORMANS

Kafein'in enerji seviyesini artırdığı bilinmektedir. Güne kahve ile başlamak günboyu enerjik olarak kalmanızı sağlayacaktır. Kahve içerisindeki kafein vücuda girer girmez merkezi sinir sistemini uyararak harekete geçirir. Eğer uykunuzu yeteri kadar alamadıysanız kafein adenozin seviyesini yükselterek yine gün boyu dinç kalmanızı sağlayacaktır. Teksas üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre de günde iki fincan kahve içen erkeklerin cinsel performanslarının arttığı sonucuna varılmış.

ANTİOKSİDAN

Kahve, müthiş bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidanlar vücudumuzun her gün ihtiyaç duyduğu maddelerdir, alınmadığı takdirde bağışıklık sisteminin çökmesine ve ölüme yol açmaktadır. Antioksidan kaynaklarını çeşitlendirmek adına kahve ideal bir seçimdir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Bir araştırmaya göre düzenli kahve tüketiminin bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada içilen kahve cinsi önemli olmakla birlikte miktarların önemi de vurgulanmıştır. Aşırı derecede kahve tüketmek tam tersi bir etki yaratarak bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açmıştır. Kişiden kişiye değişebileceği için bir sınır belirtmemekle birlikte aşırı derecede kahve tüketmekten kaçınmak gerektiği sonucuna varılmıştır.

ALZHEIMER

Alzheimer, Parkinsonla kardeş bir nörodejeneratif hastalıktır. Genellikle yaşlılarda görülmesine karşın son yıllarda tükettiğimiz gıdalar ve çevre etmenlerinden kaynaklandığı düşünülerek gençlerde de bu hastalığa rastlanmaya başlanmıştır.

Yapılan araştırmalar kahve içerisindeki etken maddelerin Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olduğunu göstermiştir.

PARKİNSON

Beynimizdeki nöronların fonksiyonlarının bozulmasıyla Parkinson hastalığı ortaya çıkabilmektedir. Beyindeki dopamin miktarının azalttığı için koordinasyon bozukluğuna neden olur.

Yapılan araştırmalara göre düzenli olarak kahve tüketen bireylerin kahve tüketmeyenlere göre daha az oranda Parkinson hastalığına yakalandığı sonucuna varılmıştır.

SİNDİRİM SİSTEMİ

Kahvenin içeriğindeki kafein bağırsak hareketlerini hızlandırarak sindirim sistemi üzerinde olumlu bir etki yaratmaktadır. Yemeklerden sonra içilen kahvenin birçok insanın sindirim sistemini rahatlatması bir tesadüf değildir.

DİYABET

Tip-2 diyabet riski kahve içenlerde daha az görülmektedir. Kahve içerisinde yer alan kafein, klorojenik asit ve magnezyum pankreas üzerinde etkili olup insülin salgısının normal düzeylerde seyri için yardımcı olmaktadır.

KONSANTRASYON

Kahvenin yararları arasında odaklanma problemi yaşayanların konsantrasyonlarını artırmaya yardımcı olduğunu da söyleyebiliriz. Kahve içerisindeki etken maddeler bize enerji verdiği gibi aynı zamanda zihinsel performansımızın da gelişmesine katkı sağlıyor. Sabahları içilen kahvenin odaklanma problemine çözüm getireceği düşünülüyor.

KARACİĞER

Kahve, karaciğer rahatsızlıklarının önlenmesinde yardımcı bir alternatif olarak karşımıza çıkar. Özellikle karaciğer yağlanması ve siroz gibi hastalıklar üzerinde olumlu etkilere sahip olan kahveyi düzenli bir şekilde tüketerek karaciğeriniz korunmasına yardımcı olabilirsiniz.